Katar'da hedef Türkiye


İrfan Sapmaz

İrfan Sapmaz

05 Haziran 2017, 16:49

Katar’da hedef Türkiye
Katar ile başta Suudi Arabistan olmak üzere, Mısır, BAE,Bahreyn,Yemen tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini açıkladı. Peki ama neden ? Kısacası teröre destek olmak.

Önce Katar’ı ele alalım.
Katar neden 2.7 milyon nüfusu ile bu kadar önemli bu 5 arap ülkesi veya başka ülkeler için.
Katar dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Dünyanın en büyük 3.büyük gaz rezervlerine sahip. Kişi başına düşen milli gelir 102 bin dolar.
Amerika ile ilişkileri gayet iyi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM)önemli bir üssü bu ülkede bulunuyor.
Türkiye 2015 yılında askeri üs kurmak için bir anlaşma imzaladı. Ve Türkiye’nin Tugay olarak 3 bin askeri bu ülkede hizmet veriyor.
Türkiye ile yakınlaşma Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olan çok yakın ilişkisi. Türkiye’nin bir çok yerinde milyonlarca dolarlık yatırımlar. Türkiye’nin en zor günlerinde siyasi, ekonomik destekler.
Mısır ‘ın İhvan hareketi ile yakın ilişkilerde bulunuyor ve her fırsatta onları destekleyici tavırlar sergiliyor. Şu an hapiste bulunan Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye tam destek. Ki bu El Cezire’nin Kahire’deki ofislerinin kapanmasına ve sınır dışı edilmesine kadar gitti.
Şu an dünyanın en büyük üç televizyon kuruluşundan birisi olan El Cezire Doha’dan dünyaya yayın yapıyor. Ve dünyada etkili yayınları ile bölge politikalarını belirliyor.  Arap baharında çok etki rol oynadı. Arap baharında en büyük korkuyu Suudi Arabistan yaşadı.
İran ile son dönemlerde yakınlaşma politikaları Suudi Arabistan’ı oldukça kızdırdı.
Filistin davasına destek çıkıyor. Hamas ile Fetih arasında zaman zaman arabuluculuk görevi üstleniyor.
Ana başlıkları ile Katar’ın dikket çeken tablosu bu şekilde.

SUUDİ ARABİSTAN BAŞ ROL OYUNCUSU
Katar ile ilişkisini kesen beş ülkenin en dikkat çekeni ve baş rolü oynayan ülkesi ise hiç şüphesiz Suudi Arabistan. Daha öncede hatırlanacağı gibi Mısır meselesi ve özellikle de İhvan hareketinin desteklenmesi yüzünden yine ilişkiler gerilmiş diplomatik kapılar kapanmış ve ciddi bir kriz yaşanmıştı. Daha sonra ise ilişkiler yeniden düzelmişti.
Neden baş rolü oynuyor dediğime gelince Suudi Arabistan’ın.
Riyad yönetimi bölgenen en büyük ülkesi Mısır’a General Sisi’ye her türlü desteği çıkarak Kahire diplomasisini neredeyse kendi topraklarından yönlendiriyor. Bu son olay da zaten bunu gösteriyor.
Vefat eden Suudi Arabistan’ın eski kralı Abdullah 20 milyar dolara varan bağışlar ve ekonomik desteklerde bulunmuştu.
Yemen malum  Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi Riyad’ta yaşıyor neredeyse.
Bahreyn sadece bir köprü ile bağlı Suudi Arabistan’a. Ve tüm ticareti bu ülkeye bağlı bir anlamda.
Birleşik Arap Emirlikleri İhvan hareketinin tüm fealiyetlerinden uzun zamandır rahatsız ve kendi ülkesinde bir devlet kurma emelleri olan bu hareketi destekleyen Katar’dan rahatsızlığını her fırsatta dile getiriyor.
Yani Katar’ın karşısında çıkarlarını tehdit eden tam 5 ülke bulunuyor. Suudi Arabistan düğmeye bastığı gibi diğer 4 ülke harekete geçti zaten.

SON KRİZDE TÜRKİYE’NİN ADI GEÇMİYOR ANCAK….
İngiliz siyasetini oldum olası ‘takdir’ ederim. Osmanlı’nın yıkılışında oynadığı rolü hiç tartışmıyorum.
Son 7 yıldır gazeteci olarak yaşadığım Suudi Arabistan’da İngiliz siyasetinin her anlamda kendisini nasıl gösterdiğine şahit oldum.
Aslına bakarsanız bazı yönleri ile bizim siyasetçilerimizin İngilizlerden öğrenmesi gereken çok şey var.
Uzun uzadıya İngiliz siyasetini anlatmak istemiyorum.
İngilizler her fırsatta televizyonlara çıkıp her şeye açıklama yapmazlar.
Yapacakları işi önceden ilan edip onun önünü kesmezler.
Her tartışmaya olur olmaz kabadayılıkla girmezler.
Dillerine sahip olurlar, sonradan konuştukları pişman olmazlar.
Sadece tribünlere oynayıp aceleci davranmazlar.
Uzun soluklu siyaset planları üzerinde çalışırlar.
İş bilenleri dünyanın neresinde olursa olsun bulurlar ve onlar ile bağlantılara geçerler.
Dünyanın tartışmalı sorunlarına balıklama dalmazlar. İşin içerisinde olsalar bile kendilerini uykuda gösterirler.
Tıpkı bugün sabah tüm dünyanın Katar sorunu ile uyandığı gibi.
Katar’ın dünyaca meşhur televizyonu El Cezire’nin sitesinde bir dönem şöyle bir haber dikkat çekiyor.
Arap dünyasının en genç lideri. Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-il’den sonra dünyanın da en genç liderlerinden. Haziran 2013’te Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife Al Tani'nin tahtını 33 yaşındaki oğlu Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani’ye devretmesiyle Körfez ülkelerindeki 'ölene kadar tahtta kalma' geleneği bozuldu.
 
Doğalgaz zengini Katar’ın yeni Emiri Şeyh Tamim, 1980 Doha doğumlu. Ülkeyi 18 yıl yöneten ve bazı analistlere göre küçük Körfez ülkesinin “yeniden doğmasını” sağlayan babası, tahtı dedesinden 1995’te kansız bir darbeyle ele geçirmişti.
Katar Şeyhi Baba Hamad bin Halife Al Thani oğlu Şeyh Tamim Bin Hamad Al Tani’ye devrettikten sonra yaşamanı İngiltere’de Londra’da devam ediyor. Zaten askeri eğitimini de bu ülkede almıştı.
Ancak İngilizler oğul Şeyh Tamim’in Türkiye ile olan yakınlaşmasından son derece rahatsız. Hele hele Türkiye’nin Katar’da üs kurmasından.
Yaklaşık bir ay önce yakın bir dostum ile acele şekilde bir yerde bir araya geldik. Katar’da darbe olacak söylentileri ve bununla ilgili gelişmeleri tartıştık. Durum son derece ciddiydi aslında. Son bir aydan bu yana ben de Katar Kraliyet Ailesinde CEO olarak görev yapan birisi olarak araştırmalarımı sürdürdüm.
Zaten işim gereği her gün Katar ile ciddi bir telefon trafiğimiz var. Doha havasını sürekli tenefüs ediyoruz.
Evet ciddi bir hareketlilik vardı. İngilizler aile içerisinde ciddi şekilde çalışıyorlardı. Baba Al Thani’yi de bir taraftan hazırlıyorlardı.
Ancak oğul Al thani yani Emir Tamim’in ise bu gelişmelerden hiç şüphesiz çoktandır haberi vardı ve gerekli tedbirleri de almayı ihmal etmiyordu. Özellikle de yakın çevresine çok dikkat eden birisidir.  Dünya siyaseti ile ilgili Erdoğan ile sürekli bir istişare içerisindeler. Erdoğan’ın deneyimlerinden her fırsatta istafede etmeyi ihmal etmiyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Katar’a oldukça önem veriyor. Emir ile de çok yakın ilişkiler içerisinde bulunuyor. Özel dostlukları var.

KATAR’A BÜYÜKELÇİ FİKRET ÖZER
Erdoğan Katar’a Mart ayı içerisinde Türkiye’nin Cidde Başkonsolosu benim de yakın dostum Fikret Özer’i büyükelçi olarak atadı.
Fikret bey ve eşi Dilşat hanımefendi hem Arap diline son derece hakim, hem de Arap gelenek ve göreneklerine.
Fikret bey Cidde’de çok önemli bir misyonu yerine getirdi. Arap diline çok iyi bilmesinin avantajlarını Türkiye lehine her zaman kullandı. Ve çok güzel dostluklar kurdu.
Fikret Özer şimdi Katar Emiri ile omuz omuza verip Türkiye ve Katar ilişkilerini geliştirmek için çaba harcıyorlar.
Katar doğal gazının Türkiye’ye akıtılması için yapılan çalışmalar, askeri üs, mali ve siyasi destekler bir çok ülkeyi olduğu gibi özellikle İngiltere’yi çok rahatsız ediyor.
Bundan sonra dikkatleri İngiltere’ye çevirmek gerekiyor.
 
 
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.