Ruanda'da Türk yatırımcılar için büyük fırsatlar var

Türkiye'nin Kigali Büyükelçisi Mehmet Raif Karaca, Ruanda hükümetinin ülkede yatırım yapacaklara büyük miktarlarda teşvik ve vergi affı uyguladığını söyledi.

Ruanda'da Türk yatırımcılar için büyük fırsatlar var

KİGALİ (AA) - BAYRAM ALTUĞ - Türkiye'nin Kigali Büyükelçisi Mehmet Raif Karaca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ruanda'da 100-120 civarında Türk vatandaşının yaşadığını bildirdi.

Kigali Büyükelçiliğinin 2015'te açıldığını anımsatan Karaca, "Bizim Ruanda ile herhangi bir siyasi sorunumuz yok. Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi bizim esas hedefimiz. Türk sanayisi büyüyor ve gelişiyor. Bu amaçla gerek Türk ürünlerinin tanıtılması gerekse Türk yatırımcılara iş imkanlarının araştırılması için buradayız." diye konuştu.

"Müslümanlara hoşgörüyle bakılıyor"

Karaca, Tutsi, Hutu ve Twa (Pigme) olmak üzere üç etnik grubun yaşadığı Ruanda'da Nisan 1994'te başlayan soykırımda 1 milyona yakın kişinin öldürüldüğünü hatırlattı.

Birinci Dünya Savaşı'nı kaybeden Almanya'nın Afrika'daki topraklarının diğer Batılı sömürgeci ülkelere devredildiğine işaret eden Karaca, Ruanda ve Burundi'nin de böylece Belçika sömürgesine geçtiğini anımsattı.

Karaca, ülkede bağımsızlığın kazanıldığı 1 Temmuz 1962'ye kadar, azınlıktaki Tutsilerin ön plana çıkarılıp Ruanda'yı yönettiğini, Belçikalıların bütün toplumu tahakküm altına almak için bunu yaptığını dile getirdi.

Bağımsızlık sonrasında, etnik gruplar arasında gerginlik başladığına ve bunun sonucunda da 1994'teki soykırımının yaşandığına dikkati çeken Karaca, dönemin Ruanda Müftüsü'nün soykırım başladığında verdiği fetvayla ülkedeki Müslümanların soykırımın karşısında durduklarını vurguladı.

Büyükelçi Karaca, "'(Müftü tarafından) olaylara kesinlikle karışılmayacak. Gerekirse durdurulması için elinizden gelen her şeyi yapın' diye bir fetva veriliyor. Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde sokaklar kapatılıyor. Kendilerine kaçan Tutsileri koruyorlar." ifadelerini kullandı.

Müslümanların bu tutumunun soykırım sonrası ülkedeki yönetimlerin büyük sempatisini kazandığını anlatan Karaca, şunları kaydetti:

"Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame'nin Müslümanlara karşı hoşgörünün de ötesinde sempatiyle baktığı bilinir. Halbuki Katolik Kilisesine karşı müthiş sert sözler kullanıyor. Bazı papazların silahlı fotoğrafları var. Kiliseden kaçan insanları soykırımcılara teslim etmişler."

Et ve et ürünleri sektörüne Müslümanlar hakim

Karaca, Ruanda hükümetinin bugün ekonominin düzeltilebilmesi için ülkedeki bazı sektörlerin hakimiyetinin Müslümanlara verildiğini, bunlardan birinin de et ve et ürünleri sektörü olduğunu belirtti.

Büyükelçi Karaca, Türkiye ile Ruanda arasındaki ticaret hacminin henüz istenilen seviye gelmediğini de vurgu yaptı.

Ruanda'nın dış yatırımlarının yaklaşık yüzde 10'luk kısmının Türkiye ile gerçekleştirildiğini bildiren Karaca, karşılıklı toplam ticaret hacminin ise 30 milyon doları bulduğunu aktardı.

Karaca, Ruanda'nın önemli ihracat ürünlerinin başında kahve ve çayın geldiğini fakat bunların Türk insanının damak tadına uymadığını söyledi.

Türk Hava Yollarının (THY) haftanın yedi günü başkent Kigali'ye sefer düzenlediğini dile getiren Karaca, şöyle konuştu:

"Türk ürünleri burada satılıyor, biliniyor, takdir de ediliyor. Avrupa ürünleri kadar kaliteli ama daha ucuz, Çin ürünlerinden de çok çok iyi. Genel olarak iyi biliniyor. Türk ürünlerinin tanıtımında fazla bir sıkıntımız yok. Lojistik sorunlarımız oluyor. Onun için de Türk ürünleri buraya Dubai üzerinden geliyor. Önce bunu engellemeye çalışıyoruz. Çünkü doğrudan yapılmadığı için maliyetler artıyor. Maliyetler artınca da alıcı biraz daralıyor ve daha az ithal etmeye başlıyor."

Ruanda Afrika'nın Singapur'u olma yolunda

Büyükelçi Karaca, Ruanda'nın son dönemde ticari alandaki atılımları ve hedefleriyle Afrika'nın Singapur'u olmaya çalıştığına dikkati çekti.

Ruanda'nın bölgenin lojistik merkezi olmak istediğini kaydeden Karaca, şu ifadeleri kullandı:

"Öncelikle Türkiye olarak burada yapılacak yatırımlarda parayı, makineyi, teknolojik bilgi birikimini biz buraya getirirsek Ruanda hükümetinin çok büyük miktarlarda teşvikleri ve vergi affı oluyor. Tesislerinizi kuracağınız araziyi tahsis ediyorlar. Yeter ki yatırımcı gelsin derdindeler. Tekstil konusuna gelince, ülkenin bu konuda sınırlandırması şu, pamuk yok, yün yok. Onları ithal ederek bir sanayi kurmak zorunda. Bu kaynaklar komşu ülkelerde bulunuyor. Ruanda'nın kendisinin büyük çaplı bir üretimi yok. Ama hammadde ithal edilse dahi işçi ücretleri düşük olduğu için burada kurulacak bir tesis iş yapabilir."

Güvenli bir ülke

Karaca, Ruanda'nın güvenlik konusunda bir sorunu olmadığını belirterek, "Gece saat 22.00'de yabancılar sokakta rahatça dolaşabiliyor. Yatırımcılar için de bir avantaj bu. Zaten Singapur'a benzetilmesinin sebebi de bu. Dolayısıyla en küçük bir tehdit algılaması yatırımcıyı kaçıracağı için bu konuda çok hassaslar." dedi.

Türkiye ile iş yapmak isteyen Ruandalı iş adamlarına vize konusunda destek verdiklerine işaret eden Karaca, bu ay içinde Ruanda Tarım Bakanı Gerardine Mukeshimana'nın Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini sözlerine ekledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.