EVET ile yeni bir dönem AMA neden Erdoğan ?


İrfan Sapmaz

İrfan Sapmaz

Okunma 18 Nisan 2017, 15:37

    Yıllardır süren tartışmalara halkımızın yüzde  51.4’lük bölümü EVET mührünü basarak son koydu.  Seçim öncesi tahminlere, konuşulanlara, yapılan yorumlara dönmenin bir anlamı yok. Artık daha ilerilere bakmamız gerekiyor.
Bu sonuç ile ilgili çeşitli yorumlar yapılıyor. Herkes kendi fikrine ve zikrine göre sonuçları bir yere çekmeye çalışıyor. Bunlar da son derece normal. İnsan yapısı gereği her zaman haklı olmak ister, her zaman kendi inandığının haklı olduğunu göstermeye çalışır. Çünkü herkes kendi istidadında olan eğilim üzere Allah’ın sistemi gereği hareket etmek mecburiyetindedir. Ancak burada bir zorlama söz konusu değildir.
     Ne güzel söylüyor Peygamber Efendimiz “ Kişi bilmediği şeye düşmandır.”
İnsanoğlu Toprak, Su, hava, ateş unsurlarından oluştuğu gibi doğduğu andan itibaren bu dört unsurdan hangisi ile daha fazla iştigal içerisindeyse, dört unsurun hangisinin özelliklerine sahip ise, yani meyili ona göre ise, yaşamı da bu minval üzerine akar gider.
     Bu da Allah cc Hazretlerinin bir sınavı. Onun için Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) insanların kınanmaması yönünde uyarıda bulunuyor ve “Kim bir kişiyi kınarsa, onu yaşamadan ölmez” diyor. Burada çok ince mesajlar var tabiî ki.
     “Kınamayınız Kınadığınız Şey Başınıza Gelmedikçe Ölmezsiniz.”(tirmizi,kıyamet,53)
“Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez”(imam ahmed)
Hz.Abdullah İbnu Ömer anlatıyor
* Bir gün Resûlullah (SAV) minbere çıkıp yüksek sesiyle şöyle nidâ etti
     Ey diliyle Müslüman olup da kalbine iman nüfuz etmemiş olan münafıklar. Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim Müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, ALLAH da kendisinin kusurlarını araştırır. ALLAH kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde insanlardan gizli bile olsa rüsvay eder.

HER ZORLUĞUN ARKASINDA BİR KOLAYLIK VARDIR
     Türkiye ağır günlerden geçiyor. Aslında her doğum sancılı olur. Türkiye’nin bu doğumu da çok sancılı geçiyor. İnşirah süresinde her zorluğun arkasında bir kolaylığın olduğunu bildiriyor Allah cc Hazretleri.
İnşirah Suresi:
Bismillahirrahmanirrahim.
     “Elem neşrahleke sadrak.Ve veda’na anke vizrak ellezi engada zahrak.Ve refa’na leke zikrak.Feinne mea’l-usri yüsra.İnne mea’l-usri yüsra.Feiza ferağte fe’nsab ve ila Rabbike fergab.”
      “Biz senin için(mutluluğu) göğsünü açmadık mı?. Senden yükünü indirmedik mi? O senin sırtını ezen yükü.Senin şanını yüceltmedik mi?. Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır.Evet,zorlukla beraber bir kolaylık vardır.O halde boş kaldın mı yine kalk(başka bir iş ve ibadetle)yorul.Ancak Rabbine yönel”
     Aslında zorluklar Müslümanları inanan insanları çok güzel şekilde eğitir. Çünkü bu dünya Müslümanlar için tamamı ile bir imtihan dünyasıdır.
     Türkiye 2019 yılı itibari ile yeni bir sistem ile yönetilecek. Başbakanlık kalkıyor, yetkilerin büyük çoğunluğu kontrollü olarak Cumhurbaşkanında toplanıyor.
     Şu ana kadar elde edilen tüm zaferler, seçim başarıları, belalara, saldırılara  karşı mücadeleden zaferle çıkmak gibi olayların arkasında şüphesiz Allah cc Hazretleri var. Allah’ın yardımı olmasaydı hiç şüphesiz AK Partinin bu kadar sene ülke yönetiminin başında kalması mümkün olmazdı.
     Ancak hala AK parti içerisinde de gurur ve kibir sahipleri, bunu anlayamayanlar bulunuyor. AK Parti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ismi ile yürüyor. Erdoğan elde ettikleri tüm başarıların Allah cc Hazretlerinin yardımı ile yürüdüğünü net olarak gören bir lider.
    Erdoğan şayet kalben bu başarıların kendisine Allah cc Hazretleri tarafından verildiğini görmemiş ve iman etmemiş olsaydı şu ana kadar çoktan tüm gücünü kaybetmiş olurdu. Müslümanlar için güç ve başarı iman ile eşittir.

NEDEN BELA VE MUSİBETLER GELİYOR ?
     Onun için zaman zaman AK partiye karşı Cenab-ı Allah uyarılarda bulunuyor. Çeşitli olayları ve musibetleri onların başına musallat ediyor.
     Erdoğan ülkeyi idare ettiği dönemlerde bir çok yanlışlara, bir hatalara imza atmış olabilir. Bu kulluğun bir gereğidir. Kul hata yapmaz ise gurur ve kibir deryasında boğulur. Her şeyi kendisinde görmeye başlar. Yaradanı unutma eğilimine girer. Maazallah helak olur. Allah’ın kullarına bela ve musibet vermesi de yine onun lütfundan ve keremindendir.
     Zaman zaman da kul gurur ve kibir deryasında yüzmeye başlayınca, şayet Allah’ın sevdiği kulları arasında ise, Allah geniş merhamet ve cömertlik sıfatları ile onun bu hatalarını setreyler, örter. Kul da çektiği eziyet ve sıkıntılara karşı sabrederse, bu bela ve musibetlerden yine alnın akı ile çıkar.
      “Bütün âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.” (İbn Mâce, Zühd, 30) buyurmaktadır Efendimiz (asm). Başka bir hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (SAV):
“Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.” (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11) buyurmuştur.
     Bu zikrettiğimiz hadislerden de anlaşıldığı üzere, insan, günah ve sevap işleme özelliğinde yaratılmış bir varlıktır. Günah işlemek, insanı meleklerden ayıran bir özelliktir. Bilindiği gibi melekler nurdan yaratılmış olup, asla Allah’a karşı gelmeyen, günah işlemeyen varlıklardır.
    Recep Tayyip Erdoğan’ı bugüne kadar gördüğümüz liderlerden ayıran çok önemli özellikleri vardır.
Bu fakire göre en önemli özelliği Allah adını anmaktan korkmaması.  Allah’ı olan sevgisini, aşkını her fırsatta göstermeye çalışması. Bir Müslüman lider olduğunun tüm işaretlerini sadece halkına değil, tüm dünyaya göstermesi.
İşte Erdoğan’ın başarılarının arkasındaki en büyük yegâne sebep budur hiç şüphesiz. Dostunuz Allah cc Hazretleri olursa, sizin günahlarınızı, hatalarınızı örter ve sizi başarılardan başarıya koşturur.
     Yok şayet dilinizden ENE (Arapça ben demek) sözcüğünü düşürmezseniz, ego denizinde yüzmeye devam ederseniz helak olur gidersiniz. Dikkat ediyorum Erdoğan bu sözcüğü mümkün olduğu kadar kullanmıyor. BİZ sözcüğünü seçiyor.
Ancak maalesef Ak parti içerisinde EGO’su çok yüksek insanlar bulunuyor.
Erdoğan’ı tek başına yol alan bir lider olarak görüyorum. Hep diyor ya “Tek başıma kaldım”. Bu sözün arkasında yatan çok önemli mesajlar var.
     Aslında Erdoğan tek başına değil. O ne kadar Allah’ı anıyorsa, o kadar da Allah onunla beraber oluyor. Allah’ın burada Erdoğan’a mesajı açık ve net aslında “Benden başka kimseye güvenme, benden başka dost olmaz. Beni dost edin ki , ben de sana dost olayım. Kullara güvenme. Kalbini benden başkasına kaydırma, kalplerde ancak benim saltanatım ebediyen yaşabilir. Orada başkasına yer vermem.”
     "Öyleyse siz beni zikredin ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin." (Bakara, 2/152)
Bunun için size şimdi iki vazife vardır:
     Birincisi: Beni zikrediniz, layıkıyle anınız ki, ben de sizi bana layık bir anışla anayım, imdat ve yardımımı devam ettireyim.
İkincisi: Bana şükrediniz, nimetlerime karşı kalble veya dille, yahut bedenle, ya da hepsiyle birden bana saygı gösterin, benim emirlerime itaat edip, nimetlerimi yerine harcamak sûretiyle onlardan yararlanın. İnkar ve isyanla bana küfür ve nimetlerime karşı nankörlük etmeyiniz, hasılı unutkan ve nankör olmayınız.
Zikir de şükür gibi ya dille, ya kalple veya bedenle olur.
     Dil ile zikir, Allahuteâlâ'yı en güzel isimleriyle anmak, hamd etmek, tesbih ve tenzih etmek, Kitab'ını okumak ve dua etmektir.
Kalb ile zikir, gönülden anmaktır.

HER ŞEY ZIDDI İLE BİLİNİR
     Bakıyorum Ak parti sevenlerine veya Ak partili kardeşlerimize başta muhalif partilere, mesela CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na çok sinirleniyorlar. Her fırsatta Kılıçdaroğlu’nu kınıyorlar. Konuşmalarındaki her hatayı, her hatalı hareketi hemen kınıyorlar, ağızlarına geleni söylüyorlar.
     Güzel kardeşlerim bilmiyor musunuz ki Allah’ın sisteminde “ Her şey zıddı ile bilinir”
Sanıyor musunuz ki sadece iktidar partisinin veya yetkililerinin yaptıkları güzel şeyler ile bu kadar senedir iktidarda kalıyorsunuz. 
     Hayır insanlar zıdda bakıyor ve ona göre karar veriyorlar. Çok güzel olan bir insana biz sadece onun güzelliği dolayısı ile bakmayız. Çirkine bakar ve güzelin kıymetini o zaman anlarız. Güzele bakar çirkinin ne olduğunu biliriz.
Çirkin olmasa güzelin, güzel olmasa çirkin kıymeti bilinmez.
     Belki de nereden biliyorsunuz Kemal Kılıçdaroğlu, CHP size Allah tarafından verilmiş bir lütuf, bir ikramdır !
AK partinin tüm karşısında olanlar belki sizin için hayırlıdır ! Onlar aracılığı ile size Cenab-ı Allah hatalarınızı, günahlarınızı gösteriyor. Her aleyhinizde konuşanı düşman kamplarına sürmeyiniz lütfen. Yoksa gün gelir AK parti iktidarı son bulduğunda bu kez kınandıklarınız başınıza geliverir, geliverir de sonra çok pişman olursunuz.
İnsanlarımızı her düşüncesi ile, her tavrı ile, her hatası ile sevmeyi öğrenmeliyiz. İnsanlar ile melekler arasındaki fark insana yüklenen görevlerde ve görevin ağırlığında yatıyor.
     Ahzab Sûresi, 72 ayette; “Biz, emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik. Onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O cidden çok zalim, çok cahil bulunuyor.” buyurulmaktadır. Bu ayette geçen emanet nedir ?
Çünkü İnsan Allah cc Hazretlerinin yeryüzündeki halifesidir. Ona bir takım görevler, yani insan olma görevi yüklenmiştir. Ve insanda bulunan istidat bu halifelik görevini kaldırmaya elverişlidir. Buna büyüklerimiz İnsan-ı Kamil diyor.
Allah isteseydi zaten herkes iman ederdi.
     "Eğer Senin Rabbin dileseydi, dünyada ne kadar insan varsa hepsi imana gelirdi. Ama bunu irade etmedi. Şimdi sen mi, imana gelsinler diye insanları zorlayacaksın?" (Yunus, 10/99)
Bu âyet, bütün insanların iman etmelerini şiddetle arzulamasından dolayı duyduğu sıkıntıya karşı Sevgili Peygamberimiz Nebî (s.a.v)'i tesellî etmekte ve onun içini rahatlatmaktadır.
     Evet Allah’ın Resûlü zaman zaman insanlar yola gelmiyorlar diye üzülüp hayıflanıyordu.  
İşte Allah’ın Resûlü (asv) bu insanları cehennemden engellemek ve cennete kazandırmak için çareler arıyordu. Acaba ne yapsam da bu insanları hidâyete ulaştırsam? Nasıl etsem de bunları cennete kazandırsam?  Allah’ın Resûlü (asv) elinde avucunda, evinde, cebinde nesi varsa hepsini bu uğurda harcamaya çalışıyordu. Yapması gerekenleri yapıyordu da acaba bundan başka daha ne yapsam, diye çırpınıyordu. 
     Şüphesiz Peygamber Efendimiz bu ayetin ne mesaj vermek istediğini çok iyi biliyordu. Ancak Efendimiz (SAV) üzerine düşeni her zaman olduğu gibi en güzel şekli ile yerine getirme arzusu içerisindeydi. 

SAKIN KINAMAYINIZ 
     Öyle ise Ey AK partililer “Yeniden yüzde 51.4 ile gücümüzü gösterdik” gibi sakın ola ki gurur ve kibre kapılmayınız. İnsanları hayır verdikleri için aşağılamayınız, onlara hakaretler etmeyiniz. İnsanları sahip oldukları fikirler, düşünceler, verdikleri oylar, Ak partilileri sevmedikleri, ve hatta AK partililerden nefret ettikleri , muhalif yazılar yazdıkları ve sizlere düşmanlık yaptıkları için sakın ola kınamayınız.
     Gün gelir devran dönerde sonra kınanacak hale gelirsiniz, gelirsiniz de iş işten geçmiş olur.
Ne diyor Cenab-ı Allah  "Başınıza Gelen Herhangi Bir Musibet, Kendi Ellerinizle İşledikleriniz Yüzündendir. O Yine de Çoğunu Affeder." (Şûrâ: 30)

Herkes kabında olanı sızdırır. Zeytinyağı kabından sirke, sirke kabından da zeytinyağı asla sızmaz.
Allah’ın ipine sarılınız ki doğru yolu bulasınız. Hata ve günahlarınızda Allah’ın yardımı ulaşsın.

Selam ve dua ile.
Allah’ın selamı ve bereketi üzerinize olsun.
Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa (SAV) salat ve selam olsun.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aziz Civelek - 2 ay önce
Selamünaleyküm,
maşaAllah, çok güzel bir yazı olmuş,
eline koluna sağlık,