İşte Reza Zarrab'ın mahkeme kayıtları

ABD'nin New York kentinde başlayan Hakan Atilla'nın yargılandığı davada tanık olmayı kabul eden Reza Zarrab mahkemede ifade verdi. New York'ta devam eden duruşmada mahkeme salonuna Reza Zarrab ayakları kelepçeli ve turuncu cezaevi tulumuyla getirildi.

İşte Reza Zarrab'ın mahkeme kayıtları

ABD'nin New York kentinde başlayan Hakan Atilla'nın yargılandığı davada tanık olmayı kabul eden Reza Zarrab mahkemede ifade verdi. New York'ta devam eden duruşmada mahkeme salonuna Reza Zarrab ayakları kelepçeli ve turuncu cezaevi tulumuyla getirildi.

ABD'de görülen İran'a yönelik yaptırımların yasa dışı yollarla delinmesi davasında İran, Türkiye ve Makedonya vatandaşı iş adamı Reza Zarrab tanık olarak kürsüye çıktı.
Zarrab tanık olarak yaptığı konuşmasına, İran Tahran doğumlu olduğunu ve 1.5 yaşına kadar orada yaşadığını söyleyerek başladı. Daha sonra Türkiye´de ve bir süre de Dubai´de kaldığını, ana dilinin Türkçe olduğunu evli ve bir kızı olduğunu söyledi.
Zarrab "ABD´ye neden geldiniz?" sorusuna, "ABD'ye tahkim ve kızımı Disneyland'a görtürmek için geldim. Gelince FBI beni tutukladı" yanıtını verdi.  
Zarrab "ifadenizde tamamen doğru cevaplar verdiniz mi?", "Hayır, çünkü korktum neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum" dedi. 
Reza Zarrab, İkinci sorgusunda da doğru cevaplar vermediğini ve New York'a getirilip hapishaneye götürüldüğünü ifade etti.
"Daha önce FBI ile bir araya geldiğiniz mi?" sorusuna ise "İş birliğine karar verdikten sonra görüştüm" diye karşılık verdi.
"7 suçu kabul ettim"
Zarrab, "İş birliğine karar verdiğinizde Hakan Atilla tutuklu muydu?" sorusuna "evet" yanıtını verdi.
"Bana yüklenen 7 suçu da kabul ettim" diyen Zarrab bunun içerisinde gardiyanlara rüşvet vermek suçunun da olduğunu itiraf etti.
Zarrab, ayrıca iş birliğine karar vermesinin 3 temel amacı olduğunu ifade etti. Bunları, "tamamen doğruları söylemek, ABD ile iş birliği yapmak ve bir daha suç işlememek olarak" sıraladı.
Savcılığın "bu amaçları gerçekleştirirseniz ne olacak?" "Savcılık 5N1K mektubu yazarak mahkemeye sunacak, bütün işlediğim suçları kabul etmemin ve iş birliği yapmamın nedeni cezaevinden çıkmam için en hızlı ve en doğru yoldu. Bunun için iş birliğine karar verdim. Buna karşı cezanın ne olabileceğine ilişkin kimse bana bir şey söylemedi. İş birliği anlaşmasını yerine getirmezsem savcılık 5N1K mektubunu yazmayacak." Yanıtını verdi.
"Şu anda tutukluyum"
Savcının "Şu anda FBI'ın tutuklusu musunuz?" "Evet" yanıtı verdi.
"Otelde mi kalıyorsunuz?" sorusuna ise "Hayır" diye cevap verdi.
"İstediğin zaman istediğin yere gidebiliyor musun?" sorusuna "Hayır" yanıtını verdi.
Daha önce cezaevinde yatıp yatmadığı sorusuna ise evet yanıtı verdi.
"Hapishane görevlisine rüşvet verdim"
Federal hapishane görevlisine rüşvet verme nedenini ise , "Bana içki getirmesi ve kendi cep telefonunu kullanmam için rüşvet verdim" olarak izah etti.
ABD yaptırımlarını delme konusundaki savcının sorusunu yanıtlayan Zarrab şunları söyledi: "ABD yaptırımlarını delme konusunda İran petrol ve doğalgaz satışından elde ettiği gelirlerle uluslararası ödemelerini yaptım. Gaz gelirlerinin toplandığı Halk Bankası'ndan çıkararak bu ödemeleri yaptım."
Hakan Atilla'yı gösterdi
"Salonda Halk Bankası'ndan kimse var mı?" sorusuna ise Atilla'nın oturduğu masayı ve üzerindeki giysileri tarif ederek Hakan Atilla'yı işaret etti.
"O şahsın adını biliyor musunuz?" sorusuna ise, "Hakan Atilla'nın Halk Bank genel müdür yardımcısı olduğunu, uluslararası bankacılık bölümünün başkanı olduğunu söyledi."
"Hakan Atilla sana nasıl yardım etti?" sorusuna ise, "İranlılardan ödemeleri gerçekleştirmek için Halk Bankası'ndaki paraları transfer yöntemlerini ve sistemlerini sağlayarak. Hakan Atilla ambargo mevzularını en iyi bilenlerden birisi ambargonun nasıl delineceği konusunda yol gösterdi" yanıtını verdi.
Zarrab daha sonra Aktifbank'ta hesap açılması sürecini anlatmaya başladı ve ilk denemesinin başarısız olduğunu ifade etti.
"Süleyman Aslan kabul etmedi"
Reza Zarrab, "Halkbank ile direkt olarak çalışmak için başvuruda bulundum. İşlem hacimleri çok yüksekti. Birinci el olmak istedim. Halkbank'tan genel müdür ile görüştüm" ifadelerini kullandı. 
'Genel müdür kimdi?' sorusuna ise Zarrab, "Süleyman Aslan ile görüştüm" cevabını verdi.
Reza Zarrab, savcılığın gösterdiği fotoğraftan teşhis edip tanıdığını belirttiği Aslan ile 2012 yılının başında görüşüp, altın ticaretine aracılık yapmak istediğini söylediğini ifade etti.
Zarrab, 'Kabul etti mi?' sorusuna ise "Etmedi" diye yanı verdi. 'Neden kabul etmediğini biliyor musunuz?' sorusuna ise Reza Zarrab, "Altın ticareti için çok göz önünde ve popüler olduğumu söyledi" ifadelerini kullandı. 
Savcılığın 'Popüler olmaktan kastın ne?" şeklindeki sorusuna ise Reza Zarrab, "Eşim ünlü bir sanatçı olduğu için hep göz önündeydim. Çok sık medyada yer alıyordum" diye yanıt verdi.

Serdar Cebe davanın ikinci gününü aktardı
Çağlayan'ın fotoğrafı da panoya eklendi
Halkbank'la altın işi yapabilmek için Zafer Çağlayan ile görüştüğünü öne süren Reza Zarrab, "Kendisi Türkiye Cumhuriyeti'nin dönemin Ekonomi Bakanı idi" diye konuştu. Zarrab, kendisine gösterilen Zafer Çağlayan'ın fotoğrafını teşhiş etti. Çağlayan'ın fotoğrafı da İran'a karşı ABD'nin uyguladığı yaptırımları delen Türk ve İranlı kişilerin fotoğraflarının konduğu panoya eklendi.
"Aktif Bank'ta hesap için Egemen Bağış yardımcı oldu"
Aktif Bank'la da çalışmak için başvurduğunu ancak hesap açılamadığını söyleyen Reza Zarrab, bu bankada hesap açabilmek için Egemen Bağış'ın yardımcı olduğunu söyledi.
Reza Zarrab ifadesinde 2010 ve 2011 yıllarında İran Merkez Bankası Başkanı Mahmud Bahmani ile görüşmeler yaptığını, İran Merkez Bankası'na finansal hizmetler vermek konusunda anlaştığını da anlattı.
Zarrab ilerleyen süreçte Aktifbank'ın doğrudan İranlı yetkililerle çalışmaya başladığını ve kendisinin devre dışı bırakıldığını söyledi.
Zafer Çağlayan'a 50 milyon euro
Zafer Çağlayan ile ailece gittiği bir balık lokantasında tesadüfen tanıştığını ve Süleyman Aslan'ın Halkbank'ta hesap açtırma işlemini geri çevirdiğini aktaran Zarrab, "Ekonomi Bakanı olduğu için ve Aslan beni haksız yere geri çevirdiği için kendisinin bana hesap açmak için yardımcı olup olamayacağını sordum. 'Bakıp geri döneceğim' dedi, kısa süre sonra beni aradı, sonra yüz yüze görüştük. Benden bilgi aldı. Kar marjını sordu. Yüzde 50-50 kar marjıyla bana aracılık edeceğini söyledi. Kabul ettim" diye konuştu.  
Savcılık makamı Zarrab'ın email kayıtlarından elde edilen hesap dökümanlarını belge olarak sundu. Zarrab, Çağlayan'a 45- 50 milyon Euro, 7 milyon dolar, 2 milyon 465 bin TL rüşvet verdiğini, emaildeki iç muhasebe kayıtlarının da bunu gösterdiğini söyledi.
Altın ticaretini çizerek anlattı
Reza Zarrab duruşmada öğle yemeği sonrası bir mukavvanın üzerine altın ticaretinin nasıl işlediğini gösteren bir şema çizdi.
Zarrab, "Ticaret önce İran'ın Türkiye'ye ham petrol ve gaz satmasıyla başlıyor. İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) petrolün satışını Tüpraş'a, gazınkini Botaş'a yapardı. Onlar da NIOC'ye borçlu olurdu. Tüpraş, Botaş, NIOC'nin Halkbank'ta hesapları var" dedi.
Halkbank'a gelen paranın bu bankadan çıkışının euro ve Türk Lirası olarak DenizBank'a gelişiyle yapıldığını belirten Zarrab, daha sonra şirketi Royal Group'tan aldığı altının Dubai'deki şirketine gittiğini kaydetti.
Zarrab, bir Halkbank yetkilisinin kendisine İran'ın altın ticaretinde son durak olarak gösterilmesi gerektiğini söylediğini açıkladı. Dubai'de yapılan işlemler aracılığıyla İran'ın dış borçlarının ödenmesinin amaçlandığı vurguladı.
Hakim Berman'ın, paranın kullanıma açılması için kaç işlem yapılması gerektiği sorusuna Zarrab, "En az 10 işlem" yanıtını verdi. Zarrab, bütün bu sistemin Halkbank'ta sıkışmış İran parasını kullanıma açmak, böylece İran'ın dış borçlarını ödemek amacıyla tasarlandığını anlattı.
"Tutuklu değişimi girişimi başarısız olunca, iş birliği yapmaya karar verdim"
Zarrab, Amerikalı avukatlarının ABD ile Türkiye arasında tutuklu değişimi girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, savcılıkla iş birliği yapmaya karar verdiğini söyledi.
Zarrab mahkemeye, Türkiye ile ABD arasında "yasal sınırlar içinde" tutuklu değişimi anlaşması yapılmasını denemek üzere avukat tuttuğunu, ancak avukatların başarısız olduklarını söyledi. Zarrab avukatların ismini vermedi.
Duruşmayı takip eden Daily Beast muhabiri Katie Zavadski ise, tutuklu değişimi anlaşması üzerine çalışan avukatların Rudy Giuliani ve Michael Mukasey olduğunu yazdı.
ABD'li basın kuruluşu NBC, Zarrab ile ilgili geçmiş tarihli bir haberinde Rudy Giuliani ile Michael Mukasey'in Türkiye'ye giderek davayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşmüş olduğunu yazmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump ile uzun süredir dost olan Rudolph Giuliani, aynı zamanda eski New York Belediye Başkanı. Michael Mukasey ise George W. Bush'un başkanlığının son döneminde ABD Adalet Bakanı'ydı.
Zarrab ifadesine Perşembe günü TSİ 17:15'te devam edecek.
cnntürk


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.